92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı
Lisan : Fransızca amine
1. ünlem , ünlem , din bilgisi , din bilgisi , ünlem , ünlem , din bilgisi , din bilgisi , `Öyle olsun, Allah kabul etsin` anlamlarında, duaların arasında ve sonunda kullanılan bir söz
Lisan : Arapça āmīn
Telaffuz : a:min
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba)
Lisan : Fransızca amibe
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Amipler gibi bölünerek çoğalmak
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde amip bulunan
1. Amipli su.
1. Amipli su.
2. Amiplerin yol açtığı
1. Amipli dizanteri.
1. Amipli dizanteri.
amir hüküm, amiriita, emniyet amiri, idare amiri, ita amiri, kabin amiri, mülki idare amiri, saha amiri
1. isim , isim , isim , isim , Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir
1. Akıl öğrettiğim herif şimdi bana amir oldu.
1. Akıl öğrettiğim herif şimdi bana amir oldu.
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Buyuran, buyurucu
3. ticaret , ticaret , ticaret , ticaret , Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse
Lisan : Arapça āmir
Telaffuz : a:mir
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Yürürlükte ve uygulanması zorunlu olan hüküm
1. Şiddet hareketine başvurulurken kanunların amir hükümleri de zedelenmemeliydi.
1. Şiddet hareketine başvurulurken kanunların amir hükümleri de zedelenmemeliydi.
büyük amiral, koramiral, oramiral, tuğamiral, tümamiral, visamiral
1. isim , isim , askerlik , askerlik , isim , isim , askerlik , askerlik , Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı
1. Amiralin sözlerine inanmak lazım, boş konuşmaz.
1. Amiralin sözlerine inanmak lazım, boş konuşmaz.
Lisan : Fransızca amiral
koramirallik, oramirallik, tuğamirallik, tümamirallik
1. isim , isim , isim , isim , Amiral olma durumu
2. Amiralin makamı
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amirce
1. Ağır yürürdü ve gülümsemeksizin amirane konuşurdu.
1. Ağır yürürdü ve gülümsemeksizin amirane konuşurdu.
Lisan : Arapça āmir + Farsça -āne
Telaffuz : a:mira:ne
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amire yakışır bir biçimde, amir gibi, amirane
Telaffuz : a:mi'rce
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İta amiri
Lisan : Arapça āmir + iʿṭā
Telaffuz : a:mi'rii:ta:
1. isim , isim , isim , isim , Amir olma durumu
1. Sesinde hayat için didinenlerin amirliği vardı.
1. Sesinde hayat için didinenlerin amirliği vardı.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amiri olmayan
1. Efendisiz, kumandansız, amirsiz, emirsiz bir hayat istiyorum.
1. Efendisiz, kumandansız, amirsiz, emirsiz bir hayat istiyorum.
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı
Lisan : Fransızca amide
1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma
Lisan : Fransızca amitose
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kibarca olmayan, bayağı
1. Hem, bu çeşit amiyane işler diplomatın nesine?
1. Hem, bu çeşit amiyane işler diplomatın nesine?
2. Sıradan
1. Kupkuru bir ad hem de Satılmış gibi pek amiyane bir ad.
1. Kupkuru bir ad hem de Satılmış gibi pek amiyane bir ad.
Lisan : Arapça ʿāmmī + Farsça -āne
Telaffuz : a:miya:ne
amma velakin
1. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , Ama
1. İyi amma zatıaliniz kapıya geldiği zaman beni sormadınız.
1. İyi amma zatıaliniz kapıya geldiği zaman beni sormadınız.
2. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz
1. Hatırladıkça amma da yılışıkmışım ha der, utana utana.
1. Hatırladıkça amma da yılışıkmışım ha der, utana utana.
Lisan : Arapça ammā